| Sonraki »

4/5/2006

SEVMEK


Kişi sevdiğiyle olmak ister!.

 

Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadarıyla, onunla yaşar!.

 

Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız..

 

“Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.

 

Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın…

 

Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!.

 

Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.

 

“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…

  Sevince, yanlızca sevdiğin için yaşamak istersin!.

  Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!…

 

Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!..

  Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!.

 

Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur!.

 

Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.

 

Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler!

 

Beğenen sahip olmak ister…

 

Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.

 

Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku siliniverir üzerinden “kopamama” sabunuyla!.

 

Parasından kopamaz… Mevkiinden kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde yaşadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!.

 

Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye başlar başlar, yetersizlikler görmeye başlar… Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini; uzaktan acıyarak seyretmeye başlar… Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!. Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!.. Beğeniyi, sevgi sanmıştır!..

 

Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse, bu defa “nefret”e döner “beğeni”; ondan intikam alma duygusu gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..

 

Oysa yalnızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için, mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir…

 

Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak   kalmayı…

 

Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan… O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!

 

Seven, karşılıksız sever!…

 

Beğenen karşılığını ister!.

 

Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. Atamaz kendini ateşe!.

 

Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.

 

Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, “sevgi” delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip, her şarta katlanmayı! Ve “delillik bu” derler…

 

Beğenme bir tür “hobi”dir!… Bazen ömür boyu sürer, bazen birkaç yıl, bazen bir kaç ay!..

 

Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!.

 

Çoğunlukla karşısındakinden yüzünü göstermesinden gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü O!… O zaman onlar için derler ki, “Allah”a aşık oldu!..

 

“Kendine seçtikleri”dir sevenleri bir çehreden!… Özünden sevgiyi yaşayanlardır, “mukarreb”leri!…

  Hünerlerini sergilemek için yaratmıştır her şeyi…

  Sevmek için yaratmıştır sevilenleri!.

  Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak yaratmıştır “aşk”ı yaşattıklarını!..

  Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!..

  Oysa gerçek “aşk” O’nun ateşine pervane gibi atılıp; varlığını O’nda yitirip; O’nun “Baki”liğini yaşattıklarıdır gerçek “aşık”lar!..

 

Özel bir fıtratla gelmişlerdir onlar, “aşık” olmak için!.. Yaşamları boyunca bir değer taşımamıştır dünya ve içindekiler!.. Parmaklarını bile kıpırdatmamışlardır dünya için!. “Allah” de ötesinde bırak onları hevalarıyla oyalansınlar” hitabına maruz kalmıştır programları; ve hücrelerine nüfûz etmiştir bu hitap!..

 

Gerçek anlamıyla onlar “yaşarlar aşkı”; “Yaşar onlarda aşkı”; sever, acır, merhamet eder onlarda kullarına; çünkü bu sıfatlar için yaratmıştır onları!..

 

Var gel dostum, biz dönelim dünyamıza; bu masal gibi gelen sözler yeteri kadar ıslattı bizi!… Şimdi kurulanmak zamanı!.

 

Dönelim dünyamıza, koşalım, çalışalım, didinelim; insanları sevindirmek için onlara bir şeyler verelim; ve gönüllerini hoş etmek için güllabicilik eyleyelim!..

 

Sonra da, bunları hep “Tanrı –pardon Allah- için yapıyoruz!” diyerek vicdanlarımızı tatmin edelim!..

 

Gönül “aşk” için yaratılmamışsa, neye yarar bunca demek!…

 

İyisi mi, “hobi” kabilinden “dinle ilgilenip”, günümüzü gün eylemek!…

                                                                                                                

                                                                                                     

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

9 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: zandy | Tarih: 2007-09-12 23:31:08
    Konu: s.a
    RAMAZAN ı şerifi DOYA DOYA YASAYALIM. HAYIRLI BAYRAMLAR! HER SEYE KADIR OLAN YUCE ALLAH, BIZLERI, DOGRU YOLDAN VE SEVDIKLERIMIZDEN AYIRMASIN! HAYIRLI VE BEREKETLI RAMAZANlar

    Bağlantı »

  2. Yazan: sevda1000 | Tarih: 2006-10-19 09:16:35
    Konu: s.a
    Bu gece bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi. Kulun Rabbine yakın olduğu gecelerin en önemlisi? Kendisine dua edenleri geri çevirmeyen, günahları bağışlayan, her şeyi bilen, gören ve duyan Yüce Allah tüm dualarımızı kabul etsin

    Bağlantı »

  3. Yazan: gulaymehmet | Tarih: 2006-09-07 09:09:09
    Konu: slm
    Bugün ellerini semaya gönlünü Mevlaya aç, bugün günahlardan olabildiğince kaç, bugün en gizli incilerini onun için saç çünkü bugün kandil, kandilin mübarek olsun.
    hayırlı günler... gülaymehmet

    Bağlantı »

  4. Yazan: aNGeLPaRaDiSe | Tarih: 2006-08-28 22:07:30
    Konu: bndn
    artık kimse avutamaz beni sen olmzsan

    gözümün yaşını silselerde dinmez sen dokunmazsan



    ben yolundayım artık



    ordasın biliorum

    arkası dönük omuzları düşük adam sen msin

    yada ümitsiz çöken



    bıktın mı beklemekten

    bekletilmekten



    ben sana bu kadar yakınlaşmışken

    gidiyor musun...



    ellerine dokunamadan mı

    bikez bile sarılamadan mı

    gidiyor musun....



    hoşçakal....

    zor bunu sölemek bırakma beni

    sesine kokuna alışmışken



    çok mu zor

    sende sevsen

    yeni buldum seni

    bi daa bırakamam.....

    Bağlantı »

  5. Yazan: nurdane | Tarih: 2006-05-12 16:48:07
    Konu: Teşekkürler
    Beğeniyle okuduğum bir yazı..
    Ve bu yazıya teşekkür ediyorum.
    Evet sevmek,delicesine onu benliğinde kabul etmek.
    Bu sizeden farkı olmayan, bütünlüğünüzde bütünlük olan bir sevgi..
    Kutlarım.
    Selamlar..

    Bağlantı »

  6. Yazan: abucum | Tarih: 2006-05-06 00:59:50
    Konu: Başlıksız Yorum
    bir sevgi uğruna yaratıldı alem sevgi başkadır sevmesini bilene

    Bağlantı »

  7. Yazan: Masal | Tarih: 2006-05-05 21:05:50
    Konu: slm
    Ünlü filozof Eflatun'un "Sölen" adli yapitinda söyle bir efsane yer alir: insanlar baslangiçta küre biçiminde yaratiklardir ve öylesine becerikli, zeki, enerjik ve yasam doludurlar ki, tanrilar kendilerini tehdit altinda hissederler. Bu tehlikeden korunmak için bu küre biçimindeki insanlari ortadan ikiye bölerler; insanin baslangiçtaki bütünlügü kaybolur, biri disi biri erkek olmak üzere iki tane yarim varlik çikar ortaya. Bundan böyle bu yaratiklar hep yeniden bütünlesmeye, disi ile erkegi birlestirmege çabalarlar; ve bütün enerjilerini de bu bütünlesme çabasinda harcayip tükettiklerinden ötürü de tanrilar için bir tehlike olusturmaktan çikarlar.


    Bu , askla ilgili iki dogruyu dile getirmektedir: birincisi, askin insanlara bir bütünlük kazandirdigidir. Ask, insanlari yarimliktan kurtarirken, onlara yalnizken sahip olamayacaklari bir sinirsizlik ve tamamlanmislik duygusu vermektedir. Ama ayni zamanda, bu bütünlesme insanlarin kendilerini harcamalarina tükenmelerine malolmaktadir. Asik olan insanlar her türlü
    ihtiyati elden biraktiklari, serveti ve baska alanlardaki basarilari bir yana ittikleri için sonuçta mutlaka zararli çikmaktadirlar. Kuskusuz, bütün geleneksel öyküler gibi bunun da anlattiklari da mutlak olarak kabul edilemez. Büyük asklar yasadiklari halde yasamlarinin diger alanlarinda da verimli olabilmis kisiler oldugu gibi, sirf asksiz kalmaktan ötürü kisirliga ve basarisizliga mahkum olmus kisiler de vardir. Belki söylenebilecek tek sey, askin öyle hafif ve iz birakmadan geçen bir deney olmadigi, sevdaya düsen kisinin her türlü sonuca katlanmak zorunda oldugudur.

    beni arkadaş listene eklemissin teşekkürler ediyorum
    yüreğindeki sewgi asla tükenmesin

    Bağlantı »

  8. Yazan: arzumeyp | Tarih: 2006-05-05 17:24:51
    Konu: Başlıksız Yorum
    bir yoI var önümde biIiyorum

    gidersem dönüsü oImayan bir yoI

    ve bir kıI kadar ince bir karar.

    seni bekIemeIimiyim?

    yada o yoIu seninIemi gitmeIiyim.

    beIkide en iyisi arkamı dönüp gitmeIimiyim..

    biIiyorum gidersem yine dönüsüm oIamayacak

    seninIe geIirsem senin arkanda bekIeyenIerin hep varoIacak

    biIirsin kimsenin ahını aImak istemem..

    hani derIerya insan kendi kararIarını kendi aIır diye

    biIiyormusun sevgiIi yok öyIe bisey

    ne yaparsam yapayım hep daha da çok sapIanıyorum bu batağa

    sanırım kaybetmek için çok erken

    sevmek içinse çok geç..


    **bak işte sevgi aşk diyince aklıma bugün bu şiir geliyor...
    galiba yarın kendimi bakım servisinden alacağım..
    **paylaşımın ve sevgi akkında belirttiğin düşünceler çok güzel ama gereğinden fazla uzatmışsın gibi geldi bana...bilmem belkide sana kısa görünüyordur...
    sadece eleştiri..

    Bağlantı »

  9. Yazan: dualarla | Tarih: 2006-05-05 10:03:37
    Konu: Başlıksız Yorum
    ya fondaki müzik bi harika olmuş yüreğine sağlık

    Bağlantı »